Battalion Wars 2
Nisan 16, 2008 Kategori Oyun |
Şirin birlikler sahada geziniyor. Her şey olabileceği kadar keyifli görünüyor. Ama ‘Settlers’dan bahsetmiyorum. Yoksa ’sürü’ sözcüğünü kullanırdım. Battalion Wars 2’de en önemli şey şirinlik. Nintendo, üstün başarı gösteren Battalion Wars (GameCube) oyununun devamını çıkardı. Bu en son sürümün – selefinin anlaşılmaz bir şekilde tanıtıldığı gibi – Advance Wars’ın konsol portu versiyonu olmasını umanlar fena halde hayal kırıklığına uğrayacak, çünkü bu portatif devam oyunu, “ağabeyinden” epey fazla taktik mahareti gerektiriyor.
Bir ‘Kumandanı’ Wiimote ve Nunchuck’ı kullanarak sanal bir savaş meydanında yönlendiriyorsunuz. Bir Kumandana yaraşır şekilde, altınızda astlarınız var. Ama gerçek savaştan çarpıcı biçimde farklı. Herkes Kumandan olabiliyor. Şu anda kumandanızda bulunan birlik her zaman kalanları savaş meydanından kışkışlayabiliyor ya da bir düğmeye dokunarak takip etmesine izin verilebiliyor. Ayrıca her ayrı unsuru da kontrol edebiliyorsunuz. Her birliğin güçlü ve zayıf noktaları var. Bu kadarını strateji oyunlarından biliyoruz zaten. Peki Battalion Wars 2’yi bu kadar farklı kılan nedir? Aksiyon yüklü oyun oynamaya vurgu yapılıyor. Oyun açıkça taktikten etkileniyor – ateşli bir birliğe karşı piyade ya da bazuka birliğine tank göndermiyorsunuz. O kadarı belli zaten.
Oyun tamamen doğrusal ve karargahtaki bir üst her aşamada size dürtükleyip ne yapmanız gerektiğini söylüyor. Ama ara sıra yine de birincil görevin tamamlanmasını kolaylaştıran ikincil görevler tamamlayabiliyorsunuz. Bir seçiminiz var. Köprüdeki düşman topunu yok etmek, o topu olduğu yerde bırakmaya göre düşman üssünü ele geçirmeyi ciddi anlamda kolaylaştırıyor.
Program, örneğin heliportları yalnızca bir kere kullanabileceğinizi söyleyerek, hem taktik hem de derinlikle oynuyor. Bunları mantıklı bir şekilde kullanmanız gerektiği, pek de çekici olmayan bir kadın kumandan tarafından kafanıza çakılıyor. Hey, bunları mantıklı kullan. Şunu ya da bunu seçemezken, birliklerime ne sağlayabilirim? Tam emin olamıyorum. Ayrıca, saldırgan düşman yapay zekası sayesinde, bir heliportu yalnızca bir muharebeden sonra “kullanmak” mümkün olabiliyor. Düşman birlikleri mıntıkamdayken gösterdiğim bütün çabalar boşa gitti.
Muharebeler genellikle oldukça kaotik bir şekilde gerçekleşiyor. Bazı yönlerde kontroller iyi çalışıyor. Ama daha çok sayıda farklı düşman muharip kuvvetleri ekranda belirir belirmez, bütün olay Wiimote’u çılgınlar gibi sallayıp tıklamaya indirgeniyor. Kendi birliklerinizi seçmekse sorun değil. Bu, en iyi Wiimote’un joystickinde yapılıyor. AMA – evet, büyük bir AMA geliyor – altıdan fazla rakip birlikle, doğru hedefi seçmek tamamen şansa kalıyor. Ne yazık ki, taktik gereksinimleri daha da aşağı çekilen oyun, kendini ayağından vuruyor.
MS
Kaynak:GamesRapidShare














