Ghost Recon Advanced Warfighter 2
Nisan 16, 2008 Kategori Oyun |
Rainbow Six: Vegas’ın ardından, şimdi de Tom Clancy serisinden başka bir oyunu inceliyoruz. GRAW 2 bir taktik shooter oyunu olarak sınıflandırılabilir, ki bu oyunun iyi tanıdığımız önceki hali bir hayran kitlesine sahipti. İlk başta XBOX 360 için geliştirilen diğer oyunlardan farklı olarak, GRAW 2 portlu değil ve ilk sürümünde olduğu gibi özel olarak PC’ler için geliştirilmiş. Sonuç, beceri ve sabır isteyen, damardan bir taktik shooter oyunu.
Komşu ülkede terör
GRAW 2, birinci bölümün bıraktığı yerden başlıyor. Yine Meksikalı asiler, paralı askerler ve elit savaşçıların tehdidi ile karşı karşıya kalıyoruz. Asiler nükleer bir füzeyi ele geçirmiş bulunduklarından, nükleer bir saldırıyı önlemek artık birinci önceliğimiz. Çalınan bu füze ile bu tehlikeli teröristler ABD’deki önemli stratejik hedeflerin tümünü vurabilecek bir durumdalar. Ghost timimiz ise burada da yine kendini ateşe atmaya hazır. Oyunun hikayesi, şu veya bu şekilde önceden duyduklarımızdan farklı değil. Görevimiz için Ghost lideri rolünü seçtik, yani Yüzbaşı Mitchell. Kendisi aşırı görev bilinci ve gururu nedeniyle, ne denli tehlikeli ve ümitsiz görünse de verilen emirlere ters cevaplar vermiyor veya başkaldırmıyor. Dürüstlük ve iyilik abidesi, modern zamanların kahramanı…
Yenilik nerede?
İlk sürümü ile karşılaştırıldığında, GRAW 2’de pek bir değişiklik yok. Tabii, bazı şarapnel parçacıkları efektleri düzeltilmiş, ancak birkaç teknik tasarım değişikliği dışında baş üstü göstergesi aynı birinci bölümdeki gibi kalmış. Baş üstü göstergesi, timimizin bir elemanı veya bir pilotsuz uçak tarafından nişan alındığında, düşmanları önceden algılamamızı sağlıyor ve daha sonra bir eşkenar dörtgen ile işaretleniyor. Ne yazık ki, arkadaşımızın miğfer kamerası bize hala sadece gridlock modunda görüntüleniyor (XBOX 360 sürümünün aksine), bunu gerçekten açıklamak çok güç, bu bugünkü bilgisayarların performansından kaynaklanıyor olamaz. Birinci bölümde iyi çalışan kumandalar aynen kalmış. Rainbow Six: Vegas veya konsol sürümünde olduğu gibi, duvarların veya cisimlerin arkasına siper alarak buradan ateş etmek yerine, PC sürümünde siper aldığınız yerin arkasından sağa veya sola doğru rahatça bakabiliyorsunuz. PC sürümünde, taktik unsurlar ile hareket eksikliği (ki XBOX 360 sürümü bunu sağlıyor) giderilmeye çalışılıyor, bu da oyunun zorluk derecesini yükseltiyor.
Emirler, Ghost’lara aynı önceki sürümde olduğu gibi verilebiliyor: Doğrudan veya kendi perspektifinizden veya yol gösterici sistemi kullanarak çok iyi bir yöneylem haritası ile. Timinize belirli bir bölgeyi kontrole almalarını, ilerlemelerini emredebilir veya onları farklı bir yere sevk edebilirsiniz. Ancak ne yazık ki, arkadaşlarınızın yön duygusu biraz yetersiz, genellikle bir yerde takılıp kalıyor, ancak kısa bir süre sonra hedefe doğru yollarını bulmayı becerebiliyorlar.
Zor oyun
Oyunu bir kaç dakika sonra oynadıktan, bir gerçek ortaya çıkıyor: GRAW 2 gerçekten de zor bir oyun. Oyun en kolay seviyesinde bile, nispeten deneyimli oyuncuları bile zorlayacak nitelikte. Eğer hemen ortalığa atılmaya eğiliminiz varsa, çok kısa bir süre içinde sanal ölüm ile tanışabilirsiniz. Zorluk ve strateji açılarından, GRAW 2 resmen ortaya yeni standartlar koyuyor. Düşmanların cirit attığı bir bölgede, önceden durup gözcülük yapmadan 20 metre dahi ilerlemeniz mümkün değil. Yüzbaşı Mitchell’in yaralanmasına izin verilmemeli, çünkü kendini tedavi etmeye veya birden çok kurşun yarasına dayanma kabiliyeti yok.
Yani, yaşam grafiğinizin seviyesini korumak istiyorsanız akıllıca davranmanız gerekiyor. Hızlı kaydetme fonksiyonunu kullanmanız önerilir, çünkü eğer bunu yapmazsanız kendinizi sık sık, oyunun başlangıcında veya eğer bu kadar ilerleyebilmişseniz son kontrol noktasında bulabilirsiniz. Yine de tuhaf bir şekilde, hızlı kaydetme fonksiyonu oyunun bazı noktalarında çalışmıyor.
İşin özü
Yüksek zorluk derecesine rağmen, biraz saf görünen tim arkadaşları ve pek adil olmayan bazı durumlar dışında, GRAW 2 yine de zevkli bir oyun. Oyunda, bir özel harekat timi ile savaşmanın nasıl olacağına dair gerçeklik hissini çok iyi veriyor; burada hareketler savaş animasyonları, telsiz mesajları ile geniş ve dönemeçli alanlar temel bir öneme sahip. Helikopter sizi çoğu zaman direnişçilerin kaynadığı bir bölgeye bırakıyor ve görevinizi gerçekleştirmek üzere verilen hedefe ulaşmak için, keskin sezgilere ve dikkatli gözlere ihtiyacınız oluyor. Yüzbaşı Mitchell ve timindeki Ghost’lar dönemeçli ara sokaklardan, terk edilmiş otobüs ve otomobillerin yanından veya sanayi bölgelerinden geçerken yavaş ve dikkatli bir şekilde ilerlemek zorundalar; bu biraz saçma görünse de, aslında kısmen özel olarak PC’ler için tasarlanmış olan seviyeler birbiriyle tutarlı.
Görevler daima, üç tim elemanı ile başlıyor ve genellikle Meksikalı vatanseverler, deniz piyadeleri, tanklar, hava bombardımanı ve topçu ateşi size destek veriyor. Buna, size belirli bölgenin kuşbakışı görüntüsünü sunan pilotsuz uçaklar da dahil. Ghost’ların her biri ayrı ayrı manevra ve kumanda edilebiliyor ancak ek birimlerin hepsi bir bütün olarak harekete ediyorlar. Ghost’lar veya deniz piyadeleri, tüm destek birlikleri, güçlü desteklerini size hissettirmekten çok koruma hissi uyandırıyorlar. Sıklıkla, “Yüzbaşım yoğun ateş altındayız” şeklinde telsiz mesajı duyuluyor, ki bu durumda, o anda bize en yakın olan Ghost’a, kuşatılan arkadaşlarına destek ateşi sağlaması için emir vermemiz ve diğer yandan da düşmana kanatlardan saldırmayı deneyerek arkadaşlarımızı ateş hattından çıkarmamız gerekiyor.
(Na) hoş sürpriz
Farklı birçok görev sırasında, ekranın sağ üst köşesinde bulunan küçük bir arayüz, hızlanmanız için sizi mevcut durum hakkında uyarıyor. Bu, oyun atmosferi inanılır ve tutarlı kılıyor, ancak özellikle her yerden mermi yağarken, bizi sıkıştırarak “kıçınızı kaldırın biraz” şeklinde uyarması “genel anlamda” sinir bozucu olabilir. Sıklıkla beklenmeyen durumlarla karşı karşıya kaldığınızdan (kurtarma helikopterlerine ateş açılması veya makineli silahlar ile donatılmış bir grup gözüpek savaşçıyı taşıyan jiplerle karşılaşılması gibi), eski usul askeri fırçalar sizin için hiç de gerekli değil. Oyunun sonunda sizi cesaretinizden dolayı övse de, arayüzde beliren yüz, belki de hepsinden de kötü.
Bazen şansınız yaver gidiyor ve size dolu bir şarjör ve sizi kurtarabilecek bir roket veriliyor veya kendinizi daha iyi savunabileceğiniz bir konuma transfer ediliyorsunuz; ancak bu noktada oyun boğucu bir hal alıyor. Bu gibi beklenmeyen durumlar özellikle cesaret kırıcı olabiliyor, fakat diğer yandan da oyunun gerilim ve heyecanına katkıda bulunabiliyorlar. Yani size ölü silahlı rakiplerinizin seviyesini düşürmekten ya da son kontrol noktasını/kaydedilmiş oyunu geri yüklemekten ve son kez kullandığınız rokete sıkı sıkıya sarılmaktan veya böyle bir silaha sahip olan arkadaşlarınızdan birini sizin seviyenize getirmekten başka bir seçeneğiniz kalmıyor. Zor bir seviyeyi tamamlamış olmanın verdiği haz ise muhteşem doğrusu.
Boş şarjör ve mermi manyağı asiler
GRAW 2’deki silahların cephaneleri çok yönlü. Silahların çoğu üzerinde oynama yapmak ve başka bir formda yeniden şekillendirmek mümkün, bu örneğin bir dürbün veya özel bir kabza eklemek olabilir; farklı modellerde silahları seyretmek oldukça hoş. Belirli bir görev için yapılacak silah seçimi çok önemli ve bunu her zaman kişisel tercihlerinize göre yapmamakta fayda var. Görüş menzilinin arttığı yüksek seviyelerde bir sniper tüfeği taşımanız önerilirken, dönemeçli ara sokaklarda suikast tüfeği veya makineli tüfek kullanmak gerekiyor. Diğerini birinci silahın yanında, ikinci bir silah olarak alabilirsiniz. Tabii yanınızda, tabancanın yanı sıra tercihe bağlı olarak roketatarlar, el bombaları veya patlayıcılar daima olmalı. Silahları kullanması çok zevkli ancak silahı erkenden doldurmuş olmanız nedeniyle, şarjörün yarısının harcanmış olması - bu gerçekçi gözükse de - pek de zevkli değil…
Rakiplerinizin bir dizi uzun menzilli silahları bulunuyor ve bazen silahınızı hakladığınız bir rakibinizin silahı ile değiştirmek akıllıca olabiliyor. Teröristler, Yüzbaşı Mitchell veya Ghost’larından birini gördüklerini anda ateş açmaya başlıyorlar.Bu durumda deli dana gibi koşuşturmak da işinize pek yaramayacaktır çünkü beklenmeyen bir şekilde sabit bir makineli tüfek ile karşılaşmanız halinde ölümünüz çok kısa süre içinde oluyor. Rakiplerinizin tepkileri her zaman gerçekçi veya akıllıca olmuyor, bombardımanınız altındaki bir birlikte örneğin hiç endişeye kapılmadan sıralarının gelmesini bekliyorlar. Ancak bir asi grubu ile tebelleş olduktan sonra oyunun zorluk derecesini daha iyi anlıyorsunuz, çünkü havada mermilerin geçmediği iğne deliği kadar yer bile kalmıyor.
Çok Oyuncu Modu
Doğal olarak GRAW 2’nin çok oyunculu bir kısmı da bulunuyor, burada savaş görevini seçerken alıştığımız ölüm maçı ve tim ölüm maçı gibi modlar da mevcut. Bunlara ilaveten, burada haritanın ortasında pozisyon alarak puan kazanabileceğiniz bir savunmaz pozisyonu ve Ghost’ların asilere karşı bir mevkiyi savundukları ve girmesini önledikleri bir kuşatma alanı da sunuluyor. Ayrıca, farklı seviyelerde çok oyunculu bir işbirliği modu da oynanabiliyor. Son olarak, oyunda “Recon vs. Assault” adında yeni bir mod daha yer alıyor, burada asiler Ghost’ların hakkından gelmeye çalışırken, Ghost’lar uçaksavar silahlarını imha etmek zorundalar.
Grafikler ve Sesler
Oyun dünyasının geneli biraz tekdüze görünse de, GRAW 2’nin grafikleri gösterişli. Her şey biraz donuk görünüyor, fondaki renklerin farklılık gösterdiği bölümler neredeyse hiç yok gibi. Çevre ve karakterlerin modellemesi güzel yapılmış, özellikle de patlamalar ve silahlı çatışmalar hayranlık uyandırıcı efektlere sahip.
GRAW 2 ses alanında da oldukça iyi. Siper almış asilerin haykırışları veya tim elemanlarından alınan telsiz mesajları uyumlu ve fazlasıyla gerçekçi hisler uyandırıyor. Yaklaşan helikopterlerin ve geçen tankların paletlerinin çıkardığı sesler de iyi. Çok muhteşem olmasalar da, bazı yerlerde donuk çıksalar da silahların ses efektleri de yerinde. Ağır askeri teçhizat (toplar veya el bombası atan araçlar) oldukça gerçekçi.
EB
Kaynak:GamesRapidShare














