Rainbow Six Vegas
Nisan 16, 2008 Kategori Oyun |
1998 yılında “Rainbow Six” piyasaya çıktığında, ilk başta başarılı bir taktik shooter oyununun - Tom Clancy’nin kavimsel romanına dayanan başarılı bir dizisi gibi görünmüştü. Önce taktik planlamaya odaklanan oyun sonraları, daha çok aksiyona kaymıştır. Ancak yine de, bu Rainbow Six: Vegas’ı (PC için çıkan serinin beşinci bölümü) basit shooter oyunu haline getirmemiş.
Nereye gitti bu Ding?
Rainbow Six: Vegas’ın öncülerinden meşhur kahraman Chavez Ding’in Rainbow’daki görevi henüz bitmedi, patronu John Clark’a daha hareketsiz bir masa başı işi vermiş o kadar. Eski görevi ise genç Logan Keller üstlenmiş. Görevi, Irena Morales adındaki tüm dünyada aranan teröristin Meksika’da izini sürmek. Fakat bu plan büyük bir fiyasko ile sonuçlanıyor. Rainbow’un teröristi yakalaması bir yana, Irena Team Alpha’dan iki arkadaşımızı Gabriel Nowak and Kan Akahashi’yi esir almayı başarıyor. Ancak kaçırılan arkadaşlarını aramak yerine yeni komutanı Chavez Ding, Logan Keller’i Las Vegas’a yolluyor. Çünkü teröristler burada, bazı (hayali) gazinoların kontrolünü ele geçirmiş bulunuyorlar ve durum gittikçe ciddileşiyor.
Haydi dansa, Tango yapalım…
Rainbow Six Vegas, öncülerine karşı yepyeni bir yaklaşımla karşımızda. Daha önceden oyunun yarısı planlama ile geçerken, daha henüz Vegas’ta teröristlerle ilk çatışmalar (ya da Team Rainbow’un deyişiyle “Tango’lar”) başlıyor. Oyunun genel havası, belirgin bir şekilde dramatik sahnelere ve aksiyon ağırlıklı oyun oynamaya doğru kaymış. Aksiyon oyunu ile taktik operasyonları arasında UBI-Soft tarafından mükemmel bir karışım elde edilmiş.
Bir yandan aksiyon butonuna basarak, iki arkadaşımızdan bir taşıtın ardından destek ateşi talep edip, diğer yandan da deli ateş ederek destekleyen arkadaşlarımızı korumak için düşmanın ateşini üzerimize çekiyoruz. Bu başarılı olursa, sabit MG’nin takım arkadaşlarımızın arkasından destek verdiği taşıtın tuzla buz olmasını yaklaşık 20 metreden sadece seyretmekle kalıyoruz. Arkadaşlarımızdan biri halen yerde ağır yaralı olarak yatmaktadır. Artık, diğer takım arkadaşlarımızın yaralıya yardım etme imkanı yaratmak üzere hedefe nokta atışları yaparak sabit MG üzerinde Tango’ya devam etmekten başka bir seçeneğimiz kalmıyor. Ne yazık ki, sabit MG ateşinden yararlanan teröristlerin arkamızdan dolaştığını fark etmiyoruz bile. Pöff– görev başarısızlıkla sonuçlandı, bu arada kontrol noktasını tekrar yüklerken, sanal zekanın ne de kadar başarılı olduğuna hayran kalıyoruz…
Bu kez, farklı taktikler deneyeceğiz. Elimizdeki portatif el haritasında, görünüşe göre teröristler tarafından izlenmeyen küçük bir sokak keşfediyoruz. Yani arkadaşlarımızı yine taşıtın arkasına yolluyoruz, ancak bu kez düşmanımızın taktiklerini kullanarak bize destek ateşi sağlamaları için. Sokağa girdiğimizde takımımıza ilerleme emri veriyoruz. Aynı zamanda dar sokağa el bombaları atıyoruz. Sonra makineli silahımızın nokta atışlarıyla geriye kalan birkaç teröristin de işini bitiriyoruz. İşlem tamam. Hepsini temizledik. Ama bu, görevimizin henüz daha başı.
Ayrılıklar fark yaratır
Rainbow Six is nispeten doğrusal bir oyun olsa dahi, bize farklı taktik ve yol seçenekleri sunmaktadır. Ya gizlice teröristlerin arasına sızmayı ya da doğrudan yüz yüze çatışmayı seçebiliriz. Teröristlerin bulundukları odaları temizlemek için mücadele ederken, takımımızın çatılardan aşağı tırmanmasını sağlıyoruz. En başarılı sızma girişimi bile, büyük bir ateşli çatışmaya neden olsa da, bunun oyunun gelişimi üzerinde büyük bir etkisi yok. Çok yazık, burada oyunu geliştirmek için daha çok şey yapılabilirmiş. Bu arada: SWAT alsa da, teröristler esir alamıyorlar.
Ama yine de, burada Rainbow Six Vegas’ın sahneleri gerçekten mükemmel. Sürükleyici hikayesi bizi önce Meksika’dan Vegas’a, daha sonra da meydana gelebilecek bir patlamayı önlemek amacıyla Hoover Barajı’na götürüyor. Ne yazık ki, UBI Soft bu oyunda Las Vegas’taki ünlü gazinoların sahnelerini oluşturabilmek için gerekli lisansları alamamış. Böylece, sadece hayali gazinoların içinde dolaşmak zorunda kalıyoruz, gerçeklerinde değil… Ancak, oyunu geliştirenler helikopter uçuşları sırasında, göreve başlarken gerçekçi bir sahne kurgusu sağlayarak, MGM Grand gibi ünlü gazinoları sahnelere koymayı ihmal etmemişler.
Diğer bir olumlu nokta da, bize sağlanan küçük alet edevatlar ve manevra kabiliyetlerimiz. Örneğin, çatıdan aşağı inerken baş aşağı konumda olsanız bile bir yandan da ateş edebiliyor veya termal görüntüleme cihazı sayesinde el bombalarının yarattığı duman arasından bazı düşmanları görmek mümkün oluyor.
Sadece bir savaş görevi mi?
Tek başına 8 saat süren bir savaş görevi sonrasında, tek seçeneğiniz Allahtan (zayıf bir) çok oyunculu mod değil. Tek oyunculu modda “terörist avı’na” devam etme seçeneği de bulunuyor. Bu modda, yapmamız gereken tek elle 50 teröristin hakkından gelmek. “Gerçekçi” bir zorluk seviyesinde, bu oldukça zor olabiliyor. Ne yazık ki, oyundaki bazı ufak hatalardan yararlanarak, kılınızı bile kıpırdatmadan düşmanlarınızı saklandıkları yerlerinden çıkarmak mümkün oluyor.
Bir ses duydun mu?
Rainbow Six Vegas’taki yapay zeka oldukça inandırıcı (özellikle solo modda). Düşmanlar bizi arkadan yaklaşarak tuzağa düşürmeye çalışıyor, yardım çağırıyor ve hangi yönde (eğer her iki taraftan veya tek cepheden saldırırsak) daha çok sorun olduğunu fark edebiliyorlar.
Ne yazık ki, bir odaya el bombaları ile saldırıldığını duyduktan sonra, birkaç saniye sessizliğin ardından karşıdaki odanın açılır kapanır kapısından Tango sesleri gelmeye başlıyor, “pşşt – bir ses duydun mu …” “saçmalama, hayal görmeye başladın…”. Teröristler bir ölünün verebileceği yanıttan fazlasını vermiyorlar. Bu yüzden, bir Tango’yu 2 metre mesafeden kafasından vurmak mümkün, arkadaşı hiçbir şeyin farkına varmıyor. Ancak eğer arkamızda destek ateşi yoksa, “kahretsin bana borcu vardı…” gibi veciz sözler duyabiliyoruz. Bu gibi istisnalar, uygun bir diyalogla dengelenebiliyor ya da normalde oldukça başarılı yapay zeka tarafından hiç duyulmuyor bile. Bu hataların tümü ortadan kaldırılabilmiş olsaydı, bu oyun gerçekten de mükemmel bir oyun olacaktı.
Yapay zeka solo görev modunda “terörist avında” ne yazık ki pek iyi çalışmıyor. Burada yapay zekanın yerine çok sayıda düşman konularak denge sağlanmaya çalışılmış.
Çok oyunculu
Burada, UBI-Soft ne yazık ki standardı biraz düşürmüş. Bulunabilen sunucular ya düzgün ve tatmin edici bir şekilde oynayabilmek için çok yüksek bir pinge sahipler ya da dolular. Ancak, eğer iyi bir sunucu yakalama şansınız olursa çok oyunculu mod çok etkileyici. Oyunda birçok farklı çok oyunculu mod sunuyor, ancak bunların tümü diğer oyunlarda da mevcut. Bunun sonucunda, online oyun için elde bulunan sunucular ve oyun modları yetinmek zorunda kalıyorsunuz.
Çok oyunculu bölüm en eğlenceli “işbirliği” modunu içeriyor, burada tüm görevi veya terörist avını 3 arkadaşınızla birlikte yapabiliyorsunuz. XBOX360 sürümünden farklı olarak, toplanan puanlar daha yüksek bir rütbeye dönüştürülmüyor, ancak başlangıçta en yüksek dereceye ulaşıyorsunuz. Berbat bir durum, çünkü XBOX360 sürümünde özellikle motive edici olan zaten bu.
Grafikler ve Sesler
Grafikle ilgili fazla nefes tüketmeye gerek yok. Tek söyleyebileceğimiz: Gerçeküstü bir 3 Engine. Hiçbir hata olamaz. EPIC Games’den sağlanan tümüyle fantastik ışık, gölge ve ayna effektleri Rainbow Six: Vegas’ı en muhteşem taktik shooter oyunu haline getirmiş. Çarpıldığında çevreye gaz püskürten borulara çarpan otomobil modellerinin tümü paramparça halde havaya uçuyorlar; neon reklamların, oyun fişlerinin ver her türlü nesnenin yerle bir olduğunu görebiliyorsunuz.
Ses açısından, UBI Soft için utanacak hiçbir durum yok. Fantastik orkestra film müzikleri yoğun çatışmaların etkisini uygun şekilde öne çıkarmayı başarıyor. Fakat, arada bir duyulan heavy metal sesleri uyumsuz. Görüşümüze göre bu müzik türü Vegas konseptine pek uygun değil. Çok etkileyici ses efektlerine sahip makineli silahların yankılanan ve gümbürdeyen yaylım ateşi, oturma odanızı gerçek bir savaş meydanına çeviriyor.
MS
Kaynak:GamesRapidShare














